Beslenme ve Diyetetik Okumak – Diyetisyen Olmak?

Merhaba, Yks’nin açıklanması ile birlikte tercihler konusunda bolca soru almaya başladım, bu nedenle beslenme yazmayı düşünen geleceğin diyetisyen adayları için tecrübelerimi ve kişisel düşüncelerimi kısa da olsa paylaşmak istiyorum.

Potansiyel Sorunlar ile Başlayalım:

Tıpkı her meslekte olduğu gibi beslenmenin de kontrolsüz artan bölüm sayısı ve plansız kontenjan artışından ciddi anlamda olumsuz etkilendiğini düşünüyorum. Aynı zamanda bölümün tercih sıralamaları/taban puanları da abartılı seviyelerde gerilemiş durumda. 10 yıl öncesinin tıp-diş hekimliği-teknik okulların yüksek puanlı mühendislik bölümleri ile yarışan diyetisyenlik sıralama olarak oldukça geriye düştü.

Bu da ne yazık ki mezun sayısında ciddi bir artış ve eğitim kalitesinde düşüş demek. Bu iki faktörü daralan iş imkanları ile buluşturduğunuzda ortaya sağlık alanında olmaması gereken bir mesleki rekabet çıkıyor. Zaman içerisinde diyetisyenlere olan talep artmış olabilir ama o kadar çok mezun var ve meslek, ilgili-ilgisiz o kadar çok kişi tarafından yapılmakta ve koruyucu yasalar/düzenlemeler ile korunmamakta ki özellikle yeni başlayanlar için problemli bir hale gelmiş durumda.


İş İmkanları?

Açık konuşmak gerekirse yeni bir mezunun bir tanıdık-amca/dayı ilişkisi olmadan eli yüzü düzgün bir hastanede-tıp merkezinde rahatça iş bulabilmesinin zor olduğunu düşünüyorum. Sağlık bilimleri adına konuşursak her fakülte belki 50-100 kişi arasında hemşire ve diyetsiyen mezun verirken, her özel hastane/klinik ise 30-50 hemşire, 1-2 diyetisyen alıyor. Yani ciddi bir mezun fazlalığı söz konusu. İş böyle olunca işe alımlar da ister istemez bir torpil gölgesine düşüveriyor.

Yani ne yazık ki çoğu diyetisyen mevcut düzende kendine bir yer bulmak için influencer-pazarlamacı-tik tok dans uzmanı olmaya zorlanmış durumdalar.

Kendinizi geliştirmek/yüksek lisans-doktora yapmak isterseniz bu alan da iş imkanı oluşturmak ve kariyer gelişimi adına kısıtlı. Çünkü uzmanlaşma için formal bir yönlendirme ya da bu uzmanlığın net bir kullanım yeri mevcut değil.

Yani özetle bitirdiğinizde işiniz hazır değilse “standart” bir yeni mezun olarak kendi ofisinizi açmak ya da online çalışmak şu anki temel iş imkanları. Bu da kişileri sosyal medya araçlarına yüklenerek bir popülerlik ve göz boyama savaşına girmeye, spesükasyon/fiziksel görüntü/fanatizm/korku çekiciliğini kullanarak ekstremlere gitmeye ve bundan kazanç sağlamaya çalışmaya itiyor.

Peki ya Yurtdışı?

Diplomanız her ne kadar yurtdışında geçerli olsa da diyetetik çoğu ülkede saygın bir sağlık bilimi olduğu için sıkı kontrol altında; çalışabilmek için ek gereksinimler ve sertifikasyona ihtiyaç duyuyorsunuz. Yani yurtdışında (en azından tecrübeli olduğum Kuzey Amerika için konuşuyorum, Almanya-İsveç-Dubai gibi yoğun şekilde meslek sahibi mülteci kabul eden ülkelerde süreç daha kolay işliyor olabilir.) mesleğinizi hakkını vererek yapabilecek konuma gelmeniz prosedürleri tamamlama ve kalıcı oturma/çalışma izni almak oldukça zor/en azından dolar kurunun sürekli arttığı düşünülürse ciddi masraflı.

Artılarımız Neler? Neden Tercih Etmeli?

Öncelikle beslenme inanılmaz önemli ve her geçen gün değeri daha da anlaşılan ve üzerine odaklanılan bir bilim dalı. Yani önemli bir iş yapıyor olacaksanız. Buna ek olarak diğer meslek gruplarına göre çalışma imkanları kısıtlı olmasına rağmen çalışma şartları oldukça kaliteli ve çoğu zaman özgür.

Eğer kendinizi düzenli olarak geliştirir ve işinizi severek yaparsanız kalabalıktan sıyrılmanız ve oldukça başarılı olmanız (ki burada başarının ne olduğunu da tanımlamak önemli, şaşırtıcı olmaz.

Alana gerçekten ilgiliyseniz; çalışma koşullarını gözden geçirmiş ve kendinizi bu işi keyifle yapıyor olarak görüyorsanız; biyoloji, kimya bilimleri ile aranız iyiyse ve insan ilişkileriniz güçlü ise; okumayı, öğrenmeyi, dinlemeyi, bilgilendirmeyi seviyorsanız beslenme ve diyetetik hala iyi bir tercih.